Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Sağlık Haber Girişi: 25.11.2021 - 15:14, Güncelleme: 25.11.2021 - 15:58

Doların artışı reçeteli ilaçları da etkileyecek!

 

Doların artışı reçeteli ilaçları da etkileyecek!

Sağlık ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Onur Başer, Türkiye’de reçeteli ilaçların yüzde 52’si yurt dışından geldiğine dikkati çekerek, bakanlığın uyguladığı kur ile piyasa kuru arasındaki farkın yüzde 200’ü geçtiğini söyledi.
İSTANBUL (İGFA) - Ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren sağlık ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Onur Başer, doğalgaz, buğday, ilaç gibi birçok kritik üründe dışa bağımlı olunduğu için çok zor bir dönem geçirilmesini beklediğini kaydetti. Kişiler üstü demokrasilerle korunmuş özerk kurumların tekrar yerine gelmediği sürece en güvenilir yatırımlar dolar, euro, altın gibi araçlar olarak kalacağını belirten Başer, "Kişisel ilişkilerle, başka ülkelerden geçici getirilen paralar ve swap anlaşmaları, spekülatorler için büyük fırsattır. TL’nin değer kaybındaki yapısal sorunlar çözülmediği için, geçici düşüşlerde piyasadan yüksek miktarda döviz toplayacaklardır” dedi.   İthal ilaçların satışı durabilir   Şehir hastanelerine yapılan hasta garantili yanlış yatırımların sağlık bütçesinin önemli bölümünü erittiğini dile getiren Başer, sabit kur üzerinden yapılan ilaç anlaşmaları nedeniyle hiçbir ilaç firmasının önemli ithal ilaçları satmayacağını söyledi. Başer, “Şu anda Sağlık Bakanlığı Euro kurunu 4.58 TL ile sabitlemiş durumda ki bu piyasadaki kur ile aradaki farkın yüzde 200'den fazla olduğu anlamına geliyor. Bu fark daha önceki yıllarda yüzde 50 civarindaydı. Bu koşullarda hiçbir ithal ilaç firması Sağlık Bakanlığı’na ilaç satmak istemeyecektir. Örneğin; ithal ilaçlardan diyabet ilaçları şu anda piyasada bulunamuyor. Türkiye diyabet hasta oranlarında OECD Ülkeleri içinde dünya birincisi. Yerli ilaçlar arasındaki çocuk şurupları, ateş düşürücülerinin içeriklerinde etken maddeler ithal olduğu için, kur artışı yerli ilaçlarda ulaşım sıkıntısına yol açmaya başladı" dedi.    COVID-19 yönetiminde hastalık yayılımını engellemek yerine sayılar üzerinde oynayarak algıyı yönetme çabalarının sağlık alanında Türkiye’yi ço kgeri götürdüğünü ifade eden Başer, "Türkiye’de reçeteli ilaçların yüzde 52’si ithal ediliyor. Sağlık bütçemizin en büyük payı -neredeyse yüzde 20’si şehir hastanelerine gidiyor. Toplam bütçeden her yıl daha büyük bir pay şehir hastanelerine ayrılacağı için ilaç alımlarındaki pay düşecektir. Buna kur artışını da eklediğiniz zaman hem bütçeniz azalıyor hem de fiyat artıyor, piyasadaki ilaç miktarlarının giderek azalması kaçınılmaz olacaktır” diye konuştu.
Sağlık ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Onur Başer, Türkiye’de reçeteli ilaçların yüzde 52’si yurt dışından geldiğine dikkati çekerek, bakanlığın uyguladığı kur ile piyasa kuru arasındaki farkın yüzde 200’ü geçtiğini söyledi.

İSTANBUL (İGFA) - Ekonomideki son gelişmeleri değerlendiren sağlık ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Onur Başer, doğalgaz, buğday, ilaç gibi birçok kritik üründe dışa bağımlı olunduğu için çok zor bir dönem geçirilmesini beklediğini kaydetti. Kişiler üstü demokrasilerle korunmuş özerk kurumların tekrar yerine gelmediği sürece en güvenilir yatırımlar dolar, euro, altın gibi araçlar olarak kalacağını belirten Başer, "Kişisel ilişkilerle, başka ülkelerden geçici getirilen paralar ve swap anlaşmaları, spekülatorler için büyük fırsattır. TL’nin değer kaybındaki yapısal sorunlar çözülmediği için, geçici düşüşlerde piyasadan yüksek miktarda döviz toplayacaklardır” dedi.

 

İthal ilaçların satışı durabilir

 

Şehir hastanelerine yapılan hasta garantili yanlış yatırımların sağlık bütçesinin önemli bölümünü erittiğini dile getiren Başer, sabit kur üzerinden yapılan ilaç anlaşmaları nedeniyle hiçbir ilaç firmasının önemli ithal ilaçları satmayacağını söyledi. Başer, “Şu anda Sağlık Bakanlığı Euro kurunu 4.58 TL ile sabitlemiş durumda ki bu piyasadaki kur ile aradaki farkın yüzde 200'den fazla olduğu anlamına geliyor. Bu fark daha önceki yıllarda yüzde 50 civarindaydı. Bu koşullarda hiçbir ithal ilaç firması Sağlık Bakanlığı’na ilaç satmak istemeyecektir. Örneğin; ithal ilaçlardan diyabet ilaçları şu anda piyasada bulunamuyor. Türkiye diyabet hasta oranlarında OECD Ülkeleri içinde dünya birincisi. Yerli ilaçlar arasındaki çocuk şurupları, ateş düşürücülerinin içeriklerinde etken maddeler ithal olduğu için, kur artışı yerli ilaçlarda ulaşım sıkıntısına yol açmaya başladı" dedi. 

 

COVID-19 yönetiminde hastalık yayılımını engellemek yerine sayılar üzerinde oynayarak algıyı yönetme çabalarının sağlık alanında Türkiye’yi ço kgeri götürdüğünü ifade eden Başer, "Türkiye’de reçeteli ilaçların yüzde 52’si ithal ediliyor. Sağlık bütçemizin en büyük payı -neredeyse yüzde 20’si şehir hastanelerine gidiyor. Toplam bütçeden her yıl daha büyük bir pay şehir hastanelerine ayrılacağı için ilaç alımlarındaki pay düşecektir. Buna kur artışını da eklediğiniz zaman hem bütçeniz azalıyor hem de fiyat artıyor, piyasadaki ilaç miktarlarının giderek azalması kaçınılmaz olacaktır” diye konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkalegazete.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.